1. batman v superman dawn of justice

    teaser fragmanı çıkmış.

    şimdi biz nolan serisinin hastası olduk. 2. film baştan aşağı bir başyapıt zaten. arkasında nolan var çünkü. bu yüzden bu filmi büyük beklentiler içinde beklemicem. ben affleck yapamıcak falan da demicem. hiç bir ön yargı yapmıyorum şu an. sadece bir konu hariç.

    ulan batman v superman nedir amk? üflese dünyayı yerinden oynatıcak bir karakterle hiç bir doğa üstü gücü bulunmayan bir karakterin versusu nasıl olabilir? filmin adında versus ibaresi var. film batman and superman değil örneğin. hal böyle olunca versus denilince akla tek olay geliyor. ee nasıl olcak olm? yapacağınız işi sikeyim bu konuda sizin. büyük sorumluluk aldınız olm. sıçma payınız çok olası. bekleyip görcez.

    fragmana gelirsek. eğer batman gözlerinden neon ışık saçacaksa siktir edin, yapmayın. nolan serisinin 2. filminde gözlerden ışık saçma olayı vardı ama bu fragmandaki daha farklı gibi geldi. sanki batman'in superman'e kafa tutması için bazı siktiri boktan özellikler eklenmiş gibi geldi. bilmiyorum. ayrıca yapacağınız kostümün de amk. nerde alışık olduğumuz kostüm nerde bu. metal yığını amk bu. yapacağınız kaskın da amk. pelerinin bile amk. ön yargı ile bakmadığım halim bu. düşünün. fragmanı izlerken tek mutlu olduğum an batmobil'i görmemdi.

deniz gezmiş
haklı bulduğu davasında kendi kurtuluş savaşını tamamen emperyalist güçlere karşı veren ve ismi koca bir nesilin çocuğunda yaşayan yaşasın halkların kardeşliği sloganını ilke edinmiş büyük lider.

eğer haksızlık görenin ermeni olduğunu görse eminim ona da yardım ederdi, kendisi için insanlık ırktan önce gelir.

bu yüzden kendisinin içinde iddia edilenin aksine ermeni düşmanlığı bulundurduğunu düşünmüyorum.

Nur içinde uyusun.
sözlük yazarlarının itirafları
Son birkaç haftadır bu başlığa gelip her birini teker teker okuyorum. Aşk acısı çekenler, sevgilisinden ayrılanlar, işinden atılanlan, yakınını kaybedenler, ailevi problemleri olanlar. Okudukça hüzünleniyor, kızıyorum kendime bu insanların dertlerinin yanında benim ki ne diye.

işin aslı şu, benim dert edecek bir sevgilim, kaybedecek bir işim yok. Ailemden uzaktayım zaten haftada bir görüşüyoruz. Ama bir sıkıntı var içimde, tanımlayamadığım bir boşluk hissi ve yapmaktan haz duyduğum herşeyden uzaklaştırdı beni. Yersiz gözyaşlarımın sebebi oldu. Dertler paylaştıkça azalır derler, arkadaşlarıma anlatayım dedim fakat farkettim ki benim bir şeyler paylaşabileceğim hiç arkadaşım yokmuş. Psikolojik yardım almayı düşündüm, yargılamadan dinleyecek birisi olur düşüncesiyle. Gittim, içimdekileri dökmek istiyorum ama karşımdaki kadın kalıplaşmış soru öbekleri yöneltmekten vazgeçmiyor. Yaklaşık 45 dakika boyunca beni bir kategoriye sokmaya çalıştı, sanıyorum ki başarılı olamadı ve 5 gün sonrasına randevu verdi, bense gitmedim içimdeki sıkıntı giderilemeyecekse hem vakit hem nakit kaybına gerek yoktu. düşünüyorum da ya kimse beni anlamıyor ya da ben kendimi ifade etme konusunda son derece beceriksizim.

Özetle; uzun zaman önce başlayan bu his yaşama sevincimi, umutlarımı, hayallerimi aldı elimden ve bana verdiği tek şey ise yatağın baş ucunda duran mendil kutusu oldu.
birkaç entry gireyimde ulupuanım artsın
sözlükte gezinirken fark ettiğim olay.

bazı arkadaşlar gerçekten sırf yazdığı yazı beğenilsin diye yazıyorlar. bilgilendireyim yada mantıklı düşündüreyim amacıyla değil.

yakında 'karşılıklı entry beğenilir' 'karşılıklı takip' diye çıkıp dolanırlarsa şaşırmayın...

edit: artılayın diye yazmadım beyler sakin.
kadınların eğlenceli olmaması
eğlenceli olsa da büyük ihtimalle kanka yapardınız.
çünkü ne kadar şikayet edilse de "sözüm meclisten dışarı" genel itibariyle erkekler o boya küpü, yerli yersiz bebek taklidi yapan, tırnaklarım kırıldı diye dünyaları oynatan kızlardan hoşlanıyorlar. evet, mantıklı düşündüğünüzde hadi canım diyebilirsiniz ama sadece etrafınızdaki ilişkileri düşünün ve dediğime gelin.
kitap okumanın entelektüel bir uğraşıya dönüşmesi
olur tabii arkadaşım, bu kitapların bu kadar yüksek fiyatlarda olması ancak bunu gerektirir, bir işçi çocuğu yemek parasını zor buluyor nasıl okusun o kadar kitabı, ayrıca bu konuda ''sol'' geçinen yayın evlerine ayrıca bir sitemim var, tamam abi çok güzel kitap basıyorsun ama neden bu kadar pahalı?

tabii bide şunu da belirtmek lazım, bazıları pahalı pahalı der, okuyamıyoruz der ama en pahalı markaları ve en pahalı cep telefonunu kullanır o da ayrı bir ironidir yani...
bir çaylaklık sebebi olarak ergen kelimesi
bkz ergen : sıfat : Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ.

şu zaman geçirdiğimin sözlüğüne hepimiz bi' mesai harcıyoruz, evet hepimizin de mesai harcadığı için bu sözlükte çoğu şeyi yapmaya hakkımız var. isteyen istediği başlığa entry girebilir mesela, istediğini istediği şekilde oylayabilir. kendi entrysini,
tanıdığı bir yazarın başlığını yukarı taşıyabilir, kimse bir sap diyemez buna.

evet, yukarda belirttiğim ergen kelimesini de kullanmaya hakkımız var, bir yazar için bile. sen otuz beş yaşının üstü bir yazara "yaşlı" gibi bir sıfat kullanabiliyorsan, o sıfata layık bir adama da "ergen" diyebilirsin, açık. ama "biri bana ergen dedi" diyerek senin gibi bu sözlüğe mesai harcayan bi' adamı şikayet edemezsin. etsen de bunun sonucu o yazarın çaylak olması olamaz. nickim dolayısıyla defalarca "köpek" diye itham edildim, kaç kere şikayet etmişimdir, utanmasanız "sen de öyle nick almasaydın" diyecektiniz. neyse, bahsi geçen yazar umarım demek istediğimi anlamıştır.

gelelim moderasyona, ne hakaretler yiyoruz şu kenarına tüp taktığım, ampulünü değiştirdiğim, memesi buji yapmış sözlüğünde.
evet emek harcıyoruz tıpasını sıkayım. ama bunun karşılığı bir "ergen" lafıyla çaylak olmak olmamalı. kaldı ki, marjinal tosbaga
kendisi bile bilmiyor, neden çaylak olduğunu. burda bi' yanlış yapıyorsunuz, sözlüğe yıllarca mesaisini harcamış, bi' şeyler
karalamak adına uğraşan yazarları iyice soğutuyorsunuz burdan. ya bi' ayrım yapıyorsunuz, ya da yazdığımız şeylerin gram
değeri yok gözünüzde.

(bkz: alexander birtoveregan)
(bkz: marjinal tosbaga)

moderasyonibnesikollakendini' ye selam olsun bu arada, çok severdik kendisini. halı sahaların değişilmez, göbekli sneijderi.
öyle bir sıçmak ki insanlığından utanmak
Gecen gün girdiğim avmde karsilastigim olay. Ben o insan adına utandım yani.

Arkadaslarla yemek yemeye gittik. 5 6 kisiyiz. Ben bir elimi yıkayıp geliyorum diyip sofradan kalktim ve hızlı adımlarla tuvalete yürüdüm. Aslında amacım sadece elimi yıkamaktı. hemen geldim. Suyu fazla içmiştim. çişimin geldiğini farkettim. Bari gireyim dedim. O sırada bir tuvaletten adam çıktı. Bende takılıyorum. Dedim bari şu adamın çıktığı yere gireyim dedim bakalım nasıl bırakmış. Insanin başına ne geliyorsa ya meraktan, ya bilmem neyden gelir demişler ya işte o gün o söze hak verdim. Kapıya gelip içeriye girdim hızlıca hiç bakmadim o kısıma. Arkami dönmemle görmem bir oldu. Herif kol gibi sıçmış. dünyaya yeni canlı getirmiş. Eli kolu falan var. annesini babasını yeni gören kuş misali bu bana anne demeye başladı. O sırada burnumun direği kırıldı zaten. NeFes falan alamadım. Hemen kendimi dışarı attım. O adamıda yürüyen merdivenlerden inerken gördüm ama bir saydiriyorum içimden öyle böyle değil.
rte nin çanakkale reklamı
Mart geçmedi mi diye düşündüren reklam.

Yine seçim yine türk bayrağı ve son bomba atatürk. Vay arkadaş seçim insana neler yaptırıyor.

şehitlere kelle diyen kişi şehitlere dua ediyor. O zaman soralım neden pkk ile iş birliği?

Ek: düşünce ve uygulama güzel olabilir ama hiç samimi gelmiyor ne yazık ki.

Ek2: akp seçim bildirgesinde türklük kavramını kaldırma vaad ediyor bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.
hdp nin kadın hakları için mücadele etmesi
hdpye küçük bir tavsiye; genel anlamda kadın haklarını savunmaya geçmeden önce, uzantısı olduğunuz pkknın kadın militanlarını(teröristleri) sadece gebe kalmaları hasebiyle infaz etmeleri konusuna bir el atsanız be gülüm.

not: hdpnin tüm türkiyenin bildiği bu konuyla ilgili tek cümlelik bir karşı duruşu dahi olmamıştır.
ilişkinin bitmek üzere olduğunu hissetmek
sevgilinin günden güne uzaklaşması önceden sizin için değerli olan şeylerin eskisi kadar önemli gelmemesi gibi onlarca şeyin üst üste gelmesi ile hissedilir olmaya başlar ilişkinin biteceği ama asıl sorun bu kötüye gidişi durduramamak her şey biterken sessizce izlemektir. Herkese iyi seyirler.
(bkz:
çaresizlik)